Prof. Dr. Mehmet Görmez Gazetecilerin Sorularını Yanıtladı

05 Ekim 2016 Çarşamba

 15 Temmuz gecesi sala verirken darbedilen din görevlilerimizin yanındayız. Adalet yerini bulacak…”

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Diyanet kampüsü içerisinde yer alan Özel Reyyan Anaokulunun açılış programının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

15 Temmuz gecesinde sala okuyan din görevlilerine yönelik darp girişimleri, Olağanüstü Din Şurasında alınan kararlar, Fetö yapılanmasına ilişkin hazırlanan ‘Fetö Raporu’, önümüzdeki günlerde yapılması planlanan ‘Cemaat Buluşması’ gibi birçok konuda sorulan sorulara açıklık getiren Diyanet İşleri Başkanı Görmez’in açıklamlarından bazı başlıklar şu şekilde;

15 Temmuz gecesi sala veren din görevlilerine saldıranların serbest bırakılması…

“15 Temmuz gecesi sala verirken darbedilen din görevlilerimizin yanındayız. Adalet yerini bulacak…”

İnanıyorum ki adalet yerini bulacak. Her arkadaşımızın, biz hem hukuk müşavirlerimizle hem müdahil olarak istifade edeceğimiz avukatlarımızla, daima yanında olmaya devam edeceğiz. FETÖ'nün 15 Temmuz gecesindeki darbe girişimi sırasında Diyanet teşkilatında çalışan tüm din gönüllülerine, 15 Temmuz gecesi milletin yanında durarak, selalar okuyarak çaba gösterdikleri için bir kez daha teşekkür ederim. Din görevlilerimizin ne tür bir kötülüğe maruz kaldığını belirlemek için bir masa oluşturduk. Geçen hafta itibariyle 60 müezzin ve imamın sala okurken darbedildiği tespitini yaptık. Ben onlara 'sala gazisi' adını verdim ve onların hepsini Ankara'ya davet ettim. Cumartesi günü Ankara'da sala gazisi olan bütün din gönüllüsü arkadaşlarımızla bir toplantı yaptım. Her birisi karşılaştığı problemleri paylaştı. Diyanet İşleri Teşkilatı olarak, Diyanet İşleri Başkanı olarak her birinin yanında olduğumuzu ifade ettim. Bizim onları mağdur bırakmamız, yalnız bırakmamız söz konusu değil.

“15 Temmuz gecesi sala veren din görevlilerine bıçakla saldırılması, minarelerin kurşunlanması kabul edilemez…”

O gece din görevlilerimize yönelik saldırıların bazıları küçük bir özürle geçiştirilebilecek hususlar ancak bazı durumlar kamu hukuku alanına giriyor. Doğrudan camiye zarar verilmesini, minarelere kurşun sıkılmasını, din görevlilerine bıçaklarla saldırılmasını kabul etmemiz mümkün değil. İnanıyorum ki adalet yerini bulacak. Her arkadaşımızın, biz hem hukuk müşavirlerimizle hem müdahil olarak istifade edeceğimiz avukatlarımızla yanında olmaya devam edeceğiz. Benim Diyanet İşleri Başkanı olarak çağrım, bizim artık geleceğe yönelmemiz, geçmişte 15 Temmuz'da olup bitenler üzerinden tekrar tartışmalar başlatmak yerine hukuki hadiseleri hukukçulara bırakarak geleceği birlikte yeniden inşa etmeye çalışmamız lazım diye düşünüyorum.

FETÖ, Avrasya ülkelerine anlatılacak…

FETÖ terör örgütünün İslam anlayışını tahrif ettiği için bize düşen vazife, bunları sadece Türkiye'de izah etmek değil, gönül coğrafyasında da paylaşmaktır. Rapor 10 dile çevrildi. Önümüzdeki hafta başlayacak ‘Avrasya İslam Şurası' da bununla ilgili olacak. Şûraya Avrasya coğrafyasındaki bütün Diyanet İşleri Başkanları, ilahiyat fakültelerinin dekanları gelecek.

Cemaatlerle buluşma…

Diyanet İşleri Başkanlığının cemaatlerle bir araya gelmesine ilişkin herhangi bir çalışma olup olmadığı sorusu üzerine Başkan Görmez, Türkiye'de din eğitimine ve din hizmetine katkıda bulunan bütün sivil toplum örgütleriyle bir araya gelip FETÖ'nün meydana getirdiği hasarları tespit etmeye, "din görüntüsü altında" milletin bir daha böyle bir yanlışlığa maruz kalmamasını sağlamaya, din hizmetine katkıda bulunan yapıların "dini istismar" gibi bir yanlışa düşmemeleri için yapılabilecekleri konuşmaya karar verdiklerini anlattı. Başkan Görmez, bunun için Din İşleri Yüksek Kurulunca oluşturulan bir komisyonun görüşmeler yaptığını ve yapmaya devam edeceğini belirterek, bundan alınan netice sonrası kendisinin de katıldığı bir istişare toplantısı yapılacağını ifade etti.

Diyanet İşleri Başkanlığına yönelik eleştiriler…

Diyanet İşleri Başkanlığına yönelik eleştirilere de cevap veren Başkan Görmez, "Herkes bize 'Diyanet o güne kadar neredeydi? 17-25'e kadar neredeydi, 15 Temmuz'a kadar neredeydi?' sorusunu soruyor. Bu soru haklı bir sorudur. Türkiye'de her kurum öz eleştiri yapmak durumunda olduğu gibi Diyanet İşleri Teşkilatı da öz eleştiri yapıyor. Ama şu da bilinmelidir, 2011 yılından itibaren bu yapı Diyanet'i itibarsızlaştırmak için gerçekten tarihinde karşılaşmadığı, Diyanet'in tarihinde hiç görmediğimiz bir saldırıya maruz kaldığı halde bugün eleştiri yönelten kardeşlerimizin o süreçte Diyanet'i nasıl yalnız bıraktığını da hatırlatmak isterim." ifadelerini kullandı.