“Sünnet, Müslümanca var olmanın ebedi yasasıdır”

02 Mart 2015 Pazartesi

Sünnet, Müslümanca var olmanın ve Müslüman kalmanın ebedi yasasıdır”

 

Ankara’da entelektüel sohbetlerin durağı haline gelen Anadolu İlahiyat Akademisinde bahar dönemi Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Emin Özafşar’ın konferansıyla başladı.

 

Akademinin bahar döneminin açılışı nedeniyle düzenlenen  “Yaşayan ve Yaşanan Sünnet” konulu konferansta Özafşar, günümüzde İslam dünyasının en büyük sorununun Peygamber Efendimizin sünnetinin sosyal hayata gerektiği kadar yansıtılamaması olduğunu söyledi.

 

“Hazreti Peygamber (SAS)  tarihe öyle müdahale etmiştir ki tarihin akışını değiştirmiştir.” diyen Özafşar, sünneti de “Müslümanca var olmanın ve Müslümanca var kalmanın ebedi yasası” olarak tanımladı.

 

“Yaşayan ve Yaşanan Sünnet” konulu konferansta hadis ekseninde, alışılagelen tartışmaların dışında kalan sorulara yanıt arandı. Özafşar, günümüzde İslam dünyasının en büyük sorununun dünyevileşme değil, sünnetin sosyal hayata yansıtılamaması olduğunu söyledi. Özafşar, şöyle konuştu: “Halka tevdi edilmiş, bireyin vicdanına hapsedilmiş tikel sünnet örnekleri, Müslüman benliğini inşaya yarayacak bir unsur olarak görülemez. Biz toplumsalın kurulumu anlamında norm ithal ettik. Nereden ithal ettik, İsviçre’den, nereden, İtalya’dan, Fransa’dan…Norm ithal ettik yani sünnet ithal ettik. Peki bu ithal sünnet bizi nasıl inşa etti?

 

Özafşar, dine sonradan sokulan inanış ve ritüelleri de eleştirdi, sünnetin ilmi çevrelerce tartışılmadığı bir toplumda kaotik bir durumun ortaya çıktığını söyledi. Özafşar, şöyle devam etti: “Son dönem bu çalkantılı dönem, kaotik zihnin dönemi. Kaotik zihinde gerçekçilik yok. Hayal alemi var. Uçtu kaçtılar var, ebcedler var, cifirler var. Sizin günde 5 vakit okuduğunuz ezanlar, namazda aldığınız tekbirler artık silah sesleriyle, makinalıların gürültüleriyle birlikte hatırlanıyor. İşte bu tekbirin semantik tahrifidir.”