“Organ bağışı candan cana en büyük sadakadır”

02 Mart 2015 Pazartesi

Türkiye’de organ bağışı konusunda toplumdaki bilinci arttırmak amacıyla Sağlık Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı işbirliği yapıyor. Bakanlık yetkilileri "Organ Bağışında Uyum İçin Teknik Yardım Projesi" kapsamında din adamlarıyla bir araya geldi. Toplantıda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, din görevlilerinin organ bağışı konusunda öncü olması gerektiğini söyledi.

 

Sağlık Bakanlığı ile Avrupa Birliği tarafından ortaklaşa yürütülen "Organ Bağışında Uyum İçin Teknik Yardım Projesi" kapsamında Ankara’da önemli bir toplantı gerçekleştirildi. Uzmanlar, Türkiye’nin çeşitli illerinde görev yapan din görevlilerini organ bağışı konusunda bilgilendirdi. Toplantıya Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ve Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez de katıldı. Toplantıda konuşan bakan Müezzinoğlu, Diyanet İşleri Başkanlığıyla koordineli bir şekilde çalıştıklarını belirtirken “ihtiyacı olana yardım etmenin” önemine vurgu yaptı. Müezzinoğlu, “Biz infak medeniyetimizin mensuplarıyız. Bize bahşedilenden bahşetme, bize verilenden verebilme ve bize verilmiş olanı bizim ona olan ihtiyacımızın bittiği süreçten sonra bir başkasının ihtiyacına destek verebilmedir organ bağışı.” diye konuştu.

 

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez de kendisini duygulandıran bir anıyı paylaşarak başladı konuşmasına: "Geçtiğimiz günlerde Karadeniz bölgemizde organ bağışı yapan bir aileye mikrofon uzattılar ve organ bağışına sizi amil kılan sebep nedir diye sordular. O kişi ‘Beni bu konuda ikna eden Diyanet İşleri Başkanımızın bu konuda söylediği, organ bağışı candan cana yapılacak en büyük sadakadır, sözüdür’ dediğinde ben ekran karşısında kendimi dünyanın en mutlu insanı hissettim.

 

Toplumu organ bağışına teşvik etme konusunda din görevlilerine büyük görevler düştüğünü vurgulayanBaşkan Görmez, Diyanet camiasının da bu noktada öncü olması gerektiğinin altını çizdi: “Biz hocaların işini zorlaştıran hususlardan birisi tavsiye ettiklerimizi hayatımızda yapmamamızdır. Bence önce biz camia olarak buna öncülük yapmalıyız.


Din gönüllüsü arkadaşlarımız, Diyanet camiası, cami içerisinde söze başlarken de öyle başlamalı, ‘aziz cemaat, önce ben kendim yaptım' demeli. ‘Dini ve ahlaki bütün şartları taşıdığı takdirde, emri hak vaki olduğunda, organlarımı bağışlayacağımı ilan ettim. Şimdi de bu konunun dini veçhesini sizinle paylaşıyorum' diyecek ve işte o zaman bizim bu sözümüz çok daha etkili olur."