Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Samsun’da hutbe irad etti

1 Mart 2024 Cuma
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Samsun’da hutbe irad etti

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Samsun’da hutbe irad etti

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Samsun İlkadım Büyük Camii’nde hutbe irad etti, ardından Cuma namazı kıldırdı.

“Kardeşlerim!

Yüce dinimiz İslam, zarurati hamse olarak ilmihal kitaplarında küçük yaşlarımızdan itibaren bizlere öğretilen 5 şeyin dokunulmazlığını bütün insanlığa ifade etmektedir. Bunlardan birisi can, diğeri akıl, diğeri din, nesil ve mal. Bunlara biz zarurati hamse yani korunması gereken 5 şey diyoruz; dini muhafaza, aklı muhafaza, malı muhafaza, canı muhafaza, nesli muhafaza… Bunları muhafaza etmek lazım. Dinimizle bağdaşmayan, fıtratımızı bozan, bedenimize ve ruhumuza zarar veren, neslimizi ifsat eden her türlü zararlı alışkanlığı ise dinimiz yasaklamıştır. Bu beş şeyi korumak farz, bunlara zarar veren şeyler de haramdır.

Aziz Müslümanlar!

İnsanı uyuşturan ve aklı işlevsiz hale getiren alışkanlıkların başında alkollü içecekler gelmektedir. Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadislerinde, ‘Sarhoş eden her şey içkidir ve her içki de haramdır.’  buyurmaktadır. İçki, bütün kötülüklerin anasıdır. İçki sebebiyle nice yuvalar dağılmaktadır. Yaralanmalı veya ölümlü nice trafik kazaları yaşanmakta, nice hayatlar ve umutlar sönmektedir.

İnsanlığı felakete sürükleyen zararlı alışkanlıklardan biri de kumardır. Kolay yoldan para elde etme aracı olarak görülen kumar, haksız bir kazançtır. Pençesine düşürdüğü kimseyi yalnızlığa, çaresizliğe, birçok bela ve musibete sürüklemektedir. İslam’a göre şans oyunları ve kumarın her türlüsünü oynamak ve oynatmak haramdır. Yüce Rabbimiz, alkol ve kumardan uzak durmamızı şöyle emretmektedir: ‘Şeytan, içki ve kumar yoluyla aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi?’

Aziz Kardeşlerim!

Yarınlarımızın umudu gençlerimiz arasında yaygınlaşan başka bir tehlike ise, uyuşturucu ve madde bağımlılığıdır. Anne baba sevgisinden, aile şefkatinden uzak kalan gençlerimiz; özenti, arkadaş çevresi veya merak sebebiyle çeşitli uyuşturucu türlerine müptela olmaktadır. ‘Bir defa kullanmakla bir şey olmaz!’ diyerek kandırılan gençlerimiz, uyuşturucu bataklığına çekilmektedir. Cenab-ı Hak, bir ayet-i kerimede, ‘Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın.’  buyurmaktadır. Öyleyse aile, okul, cami, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları olarak el ele verelim. Alkollü içecekler, uyuşturucu ve benzeri insan sağlığına zarar veren her türlü bağımlılıkla mücadele edelim. Edelim ki, gençlerimiz ve çocuklarımız, kötülerin ağına düşmesinler, kötülüğün girdabına sürüklenmesinler. Rabbimiz bize vazife veriyor; ‘İyiliği emreden, kötülükten men eden, Allah’a inanan insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz’ buyurmaktadır. Bakınız vazifemiz iyiliği emretmek, kötülükten men etmek. Bunu her birimiz ailemizle, komşularımızla, akrabalarımızla, çevremizle, mahallemizle her yerde sorumluluk bilinciyle yapmalıyız ki toplumumuz sağlam olsun, sağlıklı olsun, sağlıklı gençlere sahip olalım, toplumumuz da ideal gençlerden oluşan bir toplum olsun.

Aziz Müslümanlar!

İnternet ve sosyal medya gibi sanal ortamlar da ölçüsüz ve sorumsuzca kullanıldığında zararlı bir alışkanlığa dönüşmektedir, bağımlılık oluşturmaktadır. Bazen böyle bakıyorum çarşıda, pazarda, yolda elinde telefon neredeyse kendisine araba çarpacak, böyle bir bağımlılık. Kazalar da oluyor bu şekilde. Bu nasıl bir bağımlılık? Yapılan araştırmalarda bu bağımlılığa en fazla düçar olan toplumlardan birisi bizim toplumumuz. Buna el birliğiyle müdahale edelim, çocuklarımızı, gençlerimizi, kendimizi bu bağımlılıktan kurtaralım. Son dönemde hızla yaygınlaşan dijital bağımlılık, kişiyi gerçek hayattan koparmakta, sevdiklerini ihmal etmesine, ömür sermayesini boşa harcamasına sebep olmaktadır. Bunları biz duyurmayacağız da kim duyuracak. Bunları camilerimizde, hutbelerimizde, minberlerimizde, kürsülerimizde, vaazlarımızda, cami dışı seminerlerimizde anlatmaya gayret ediyoruz. Ama hep birlikte bunu yapmak zorundayız. Bazı mecralarda kişi ve aile mahremiyeti hiçe sayılmakta, yalan, iftira ve asılsız haberlerle kul hakkı yenmekte, insan onuru ayaklar altına alınmaktadır. Doğru olup olmadığı bilmediği halde ortaya atılan bir yalan binlerce, yüz binlerce paylaşılarak o yalanın zarar verdiği insanlar adeta büyük bir sıkıntıya sokulmaktadır, kul hakkıdır. Doğru olduğunu bilmediğimiz bu tür sosyal medya mecralarındaki haberleri paylaşmayalım.

Aziz Müminler!

Alkol ve bağımlılık yapan bütün zararlı alışkanlıklar, modern çağın insana kurduğu ölüm tuzaklarıdır. Kalbi, aklı, zihni öldürür ve hatta bedeni öldürür. Dinin, aklın, canın, malın, neslin korunması farzdır dedik ya işte bu farzdan hepimiz sorumluyuz. Aklın selameti, neslin muhafazası zararlı alışkanlıklardan uzak kalmakla mümkündür. Fıtrata aykırı bu alışkanlıklar, insana ve topluma asla huzur vermez. Unutmayalım ki bizi dünya ve ahirette mutluluğa ulaştıracak olan, Rabbimizin koyduğu sınırlara riayet etmek, her türlü haram ve kötülükten sakınmaktır. Hutbemi Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu hadisiyle bitiriyorum; ‘İki nimet vardır ki insanların çoğu, onları değerlendirme hususunda aldanmıştır. Bunlardan birisi sağlık, diğeri de boş vakittir.’ İşte bunun için sağlığımıza dikkat etmemiz lazım. Bütün zararlı alışkanlıklar, sağlığa zarar veriyor ve vaktimizi boşa harcamaya sebep oluyor. Efendimiz (s.a.s.)’in bu tavsiyesinden de uzak kalmamızı sağlıyor. Bunlara dikkat edelim.

Kıymetli Müslümanlar!

Bir acımıza, yüreğimizi dağlayan, bizleri aylardan beri televizyonda haberleri seyredemeyecek duruma getiren bir acımızı bugün 90 bin camimizde paylaşacağız ve o acıyı yaşayanlara dua edeceğiz inşallah. Filistin, Gazze dünyanın gözü önünde zalimce işgalcilerin, çocuk, masum, bebek, kadın, ihtiyar demeden, bombalar yağdırarak katlettiği insanlar var. Onlar için dua edeceğiz. Rabbimiz, Peygamber Efendimize (s.a.s.), ‘Dualarınız olmasaydı Rabbim size ne diye değer versin’ buyuruyor. Dua en büyük güç, kabul olunmadı zannetmeyin. Bugün olmazsa yarın, yarın olmazsa öbür gün. Belki de kabul oluyor biz farkında değiliz. Onun için ‘bir kötülük gördüğünüz zaman elinle düzelt’ Peygamber Efendimiz (s.a.s.) öyle buyuruyor. Elinle düzeltemezsen dilinle düzelt. İşte elimizden geleni yapmaya gayret ediyoruz. Dilimizden geleni söylüyoruz ve kalbinizle buğz ediniz buyuruyor. Bunu dualarımızla yaparız, beddualarımızla yaparız. Ama biz dua ediyoruz, dualarımızla Müslümanların yanında olduğumuzu gösteriyoruz. Şehitlerimiz var, sınırlarımızın içerisinde ve ötelerinde askerlerimiz, Mehmetçiğimiz, vatanımızı korumak, zalimlerin zulümlerini ortadan kaldırmak için mücadele ederken şehit oluyorlar. Onlar için Cuma namazının farzını kıldıktan hemen sonra dağılmadan kısa bir dua yapacağız inşallah. O dualarımızla Rabbimize yalvaracağız. Rabbim dualarımızı kabul eylesin.”